Google Gruplar
oriflame-beginners grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

2010 ALTIN KONFERANSI - MALTA

28/4/2009 · Kategori: HABERLER

Malta'da dünyanın farklı ülkelerinden binlerce Oriflame Direktörüyle tanışmak, muhteşem konferansın bir parçası olmak ister misiniz?

2010 yılının Altın Konferansına ev sahipliği yapacak olan Malta, Akdeniz'de Sicilya'nın güneyinde, üç adadan (Malta, Gozo, Comino) oluşan bir cumhuriyet. Yaklaşık üç yüz bin nüfuslu bu ülke, denizaltı güzellikleri, temiz ve ılık havası ve M.Ö. 5000 yılına kadar giden tapınakları ve ortaçağ yapıları ile herkesin ilgisini çekmekte. Muhteşem sahilleri ve denizinin temizliği, bir çok turistin burayı tercih etmesine neden oluyor.

Malta'nın başkenti Valetta...

İkinci Dünya Savaşı sırasında bombardımanlarla tahrip olan Valetta, birbirini izleyen onarım çalışmaları ile eski mimari dokusunu kazanmış. Cumbalı evler, dar sokaklar, saraylar, kilise ve katedraller kentin göz alıcı mimari dokusunu oluşturmakta.

Tam bir ortaçağ kenti olan Mdina tüm özellikleriyle korunmuş ve geçmişi 4000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Malta'nın en fazla turist çeken bölgelerinden biri. Malta'da St. Julian ve Qawra önemli sayfiye ve eğlence yerleri. Otellerin ve alışveriş merkezlerinin büyük bir kısmı bu bölgelerde yer almakta. İtalyan Arap ve Avrupa mutfağından etkilenen Malta mutfağından değişik örnekler bu bölgelerde yer alan lokantalarda sunulmakta.

Her üç adada da Malta'nın bir simgesi haline gelmiş olan kaleler var.

Turizmden sonra balıkçılık adanın en büyük gelir kaynağı. Marsaxlokk köyü 1565 yılında Osmanlıların karaya ilk çıktıkları yer olarak biliniyor. Bu kasabada Malta'nın bir diğer simgesi haline gelmiş olan gondolumsu kayıkları görmek mümkün. Özellikle ünlü Malta dantelleri bu kasabanın tezgahlarında görülebilir.

Malta'da dünyanın farklı ülkelerinden binlerce Oriflame Direktörüyle tanışmak, muhteşem konferansın bir parçası olmak ister misiniz?

Biz 2010 Altın Konferansına Oriflame Türkiye'den bir uçak dolusu Direktörlerle katılmak istiyoruz. Koşul dönemi bu ay başladı, Mart 2010'da sona erecek! Hemen planınızı yapın, bu harika yolculuğa birlikte çıkalım. SARPIO, planlarınızı gerçekleştirmenizde en büyük yardımcınız olacak!

Hepimize başarılar....

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dudaklarınızı Nasıl Koruyacaksınız?

19/3/2009 · Kategori: HABERLER

Dudak kanseri çok mu masum görünüyor?

O zaman bize kulak verin.

Güneş kremi kullanan kişilerin %60’ından fazlası dudaklarını atlıyor. Neyse ki bu kremler, güneşten koruyucu faktörler içerdiği için sürekli kullanıldığı takdirde cilt kanseri riskinizi yarı yarıya azaltıyor.

Ciddi Bir Sorun

Pek çok kişi vücudumuzda güneş gören tepeden tırnağa kadar her yerin eşit derecede güneşten korunması gerektiğini biliyor. Fakat çoğu insan dudaklarını unuttuğu için cilt kanserinin en yaygın ikinci türü olan skuamöz hücreli karsinomaya yakalanma riski aynı kalıyor. Seçici Olun Dudağınıza ne sürdüğünüz konusunda titiz olmalısınız.

Dermatologlara göre, parlayan rujlar sürmek ültraviyole ışınlarını dudaklarınıza daha fazla çekiyor. Bu nedenle güneş koruma faktörlü dudak koruyucuları kullanın; gün içerisinde yemek ya da yüzmeden sonra ve rujunuz elinizin altında olduğu sürece birkaç kez tazeleyin.

Yazı, www.realage.com sitesinden alınmıştır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İyimserlik Uzun Ömrün Anahtarı!

19/3/2009 · Kategori: HABERLER

Çeviren : Zeynep Fener

 

Mutlu insanlar hüzünlü akranlarından daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyor.

Amerikan araştırmacılar pesimistlere homurdanmak için bir tane daha neden veren bir araştırmada optimistlerin pesimistlerden daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam sürdüklerini söylediler.

Amerikan Pittsburgh Üniversitesi uzmanları, 1994’ten beri 100,000’den fazla 50 yaş ve üzeri kadını izleyen Women’s Health Initiative(Kadın Sağlığı İnisiyatifi) çalışmasının katılımcılarının kronik sağlık durumları ve ölüm oranlarına bakmışlardır.

Araştırmanın 8 yıllık takibinden sonra her zaman kötü şeylerden çok iyi şeylerin olacağını düşünen optimist kadınların herhangi bir nedenden dolayı pesimistlerden %14 ve kalp hastalığından dolayı %30 daha az ölüm ihtimali olduğu görülmüştür.

Ayrıca iyimser insanların yüksek tansiyona ve diyabete yakalanma ve sigara içme ihtimali de daha azdır.

Araştırma ekibi ayrıca “insanların iyiliğine inanmayan kötümser insanlar” olarak adlandırılan diğer insanlara çok az güvenen kadınları da araştırmış ve onları daha fazla güvenen kadınlarla kıyaslamıştır.

“İnsanların iyiliğine inanmayan kötümser insanlar” grubundaki kadınlar bir telefon görüşmesinde “Kimseye güvenmemek en emniyetli yoldur” ya da “Genellikle benim kadar bilmeyen birinden emirler almak zorunda kalıyorum.” gibi görüşlere katılmıştır.

Uzmanlar bu araştırmayı Chicago’da Amerikan Psychosomatic Society’nin yıllık toplantısında sunarken bu görüşlerin onaylanmasının insanlara olan güvensizliği kanıtladığını söylemişlerdir.

Bu tür düşünceler insanları olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

İnsanların iyiliğine inanmayan kötümser kadınların diğer kadınlarla kıyaslandığında(araştırma sürecinde) %16 daha fazla ölüm ihtimali vardır.

Ayrıca pesimist ve insanlara güvenmeyen kişilerin kanserden ölme ihtimali de %23 daha fazladır.

Araştırmacılar, bu incelemenin negatif davranışların negatif sağlık etkilerine neden olduğunu kanıtlamadığını fakat bulguların bir şekilde bunların arasında ilişki olduğunu gösterdiğini belirtmektedir.

Araştırmacılar insanların değişip değişemeyeceğini ve bu değişimin sağlığa yararlı olup olamayacağını görmek amacıyla davranışları hedef alan terapiler düzenlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlar.

Ayrıca pesimist insanlar “Benim kaderim bu, yapabileceğim hiçbir şey yok.” diye düşündüklerinde bunun gerçekten doğru olduğundan emin olmadıklarını söylüyorlar.

Yazı, www.realage.com sitesinden alınmıştır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

TAKIMINI KUR...

3/3/2009 · Kategori: HABERLER

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

MART AYI FIRSATLARI

3/3/2009 · Kategori: HABERLER

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::